#391
İmam (as) ve Ensari şeyhlerin bizzat kendileri tarafından kendi kitaplarında nakledilmiş olan sıradaki hadisler kanıtlıyor ki, siyah bayraklar huruç vakti ile sıkıca bağlantılıdır ve Kaim (as) için zemin hazırlayıp bayrağı ona teslim eden ve onun emirleriyle hareket eden “siyah bayraklar ashabı” var olacaktır.

Onlar başlangıçta zulme uğrayacak ve yalanlanacaktır, fakat sonra onlara zafer verilecektir ve onlara yardım etmek, her müminin üzerine vaciptir.

Sıradaki kısımdan göreceksiniz ki, onun kendisiyle kıyam ettiği bayrak siyahtır ve üzerinde “Biat Allah’adır” yazılıdır.

Bu şey, onun daha önce yükselttiği beyaz bayrağın siyah ile değiştirilecek olmasından başka ne anlama gelir ki?!

Ali bin Ebi Talib (as) Mehdi’yi (as) vasfederken şöyle buyurdu: “…O, peygamberin sancağı ile birlikte huruç eder, o Mart’tandır, muhmeldir (ketendir), dört köşeli ve siyahtır. Onun bir taşı vardır. O, Resul (saa) vefat ettiğinden beri açılmadı ve Mehdi (as) huruç edene kadar da açılmayacaktır…” Kaynaklar: İlzâm’ün Nâsib Fi İsbât el-Hüccet’ül Gâib s.450, Seyid İbni Tavus-el Melahim vel Fiten s.154, Muttaki Hindi-Kenzul Ummal c.14 s.590

İmam Musa Kazım (as) şöyle buyurmuştur: “Onun bayrağı, mart muhmel (kadife), siyah ve dört köşelidir. Onun içinde ممج vardır. Resul (saa) vefat ettiğinden beri o bayrak açılmadı ve Mehdi (as) huruç edene kadar da açılmayacaktır. Allah ona düşmanlarının yüzlerine ve sırtlarına vuran 3000 melek vasıtasıyla yardım edecektir.”

Seyyid Necefi Maraşi’nin Şerh-i İhkak-ul Hak kitabında cilt 29 sayfa 339’da onu tanımanın ve onun (as) hurucunun işaretleri hususunda şöyle geçer:

İşaretlere gelince, onunla birlikte Resulullah’ın (saa) gömleği, kılıcı, bir nişaneye sahip Mart ve Muhmel’den (kadifeden) olan siyah bayrağı olacaktır. Onun içinde bir taş vardır. O, Resul (saa) vefat ettiğinden beri açılmamıştır ve Mehdi (as) huruç edene kadar da açılmayacaktır, onun üzerinde “Biat Allah’adır.” yazılıdır.

Övdüğünüz Ensari Şeyh (!) Abdurrezzak Deyravi kanıtlıyor ki, Kaim’in (as) bayrağı siyahtır ve üzerinde Biat Allah’adır, yazılıdır:

“Muhakkak ki biz Ehlibeyt’in bir bayrağı vardır, onun önüne geçen kimse hainlik etmiştir, onun arkasına kalan kimse helak olmuştur ve onu takip eden kimse (bizi) takip etmiştir. Onun üzerinde şöyle yazılıdır: ‘Biat Allah’adır.’ ” – 250 Alamet s.15

Dr. Abdurrezzak Deyravi “Camiul Adille” kitabında şöyle diyor: “Emirel Müminin (as) siyah bayraklara yardım etmeyi şiddetli bir şekilde teşvik ediyor ve onların altında öldürülmeyi emrediyorsa, o halde akıllı bir kimse İmam Bakır’ın (as) bunun aksini emredeceğini düşünebilir mi? Bu yüzden de belli ki, İmam Bakır’ın (as) “bu emrin sahibi” ifadesi ile kastettiği kimse siyah bayrakların sahibidir ve bilinmekte ki, masum kendi yüce nefsini bir masumdan başka biri için feda etmek istemeyecektir, hatta Allah’ın Kendi mahlukatına Hüccetlerinden bir Hüccet olan kimseden başkası için de böyle yapmayacaktır. Ve bu bayrağın önüne geçen kimse mahvolmuştur ve ondan geride kalan da helak olmuştur!

Zira Ubeyd bin Harb şöyle nakletmiştir, Emirel Müminin (as) şöyle buyurmuştur: ‘Muhakkak ki biz Ehlibeyt’in bir bayrağı vardır, onun önüne geçen kimse hainlik etmiştir, onun arkasında kalan kimse helak olmuştur ve onu takip eden kimse (bizi) takip etmiştir.’ Yani Siyah Bayrakların sahibi, Allah’ın (svt) Hüccetlerinden bir Hüccettir, zira Ali’nin (as) Cemel Savaşı’nda yükselttiği bayrak ona ulaşmıştır.”

Burada Abdurrezzak Deyravi açıkça gösteriyor ki; onun önüne geçen kimsenin hain olduğu, onun arkasında kalan kimsenin helak olduğu ve onu takip eden kimsenin kurtulduğu, üzerinde “Biat Allah’adır” yazılı olan bayrak, Kaim’in (as) hurucu ile sıkıca bağlantılı olan siyah bayraktır.

Siyah bayraklar geçmişte yükseltilmemiştir ve durum, iddia ettiğin gibi değildir. “Biat Allah’adır” yazısı yalnızca beyaz bayrakta yoktur ve iddia ettiğin gibi siyah bayrakta olmayacak da değildir.

Siyah Bayrakların huruç vakti ile sıkıca bağlantılı olduğunun, Kaim’den (as) önce onun için zemin hazırlayıp onun emriyle hareket eden ve ondan emirler alıp bayrağı Mehdi’ye (as) teslim eden “siyah bayraklar ashabı”nın olacağının ve onları takip edip onlara yardım etmenin her müminin üzerine vacip olduğunun delillerine gelince; işte burada övdüğün Ensari şeyhlerin (!) kendi kitaplarına bakabilirsiniz.

Nazım Ukeyli “el Vasiyye” adlı kitabında sayfa 128-129’da bu hadisi naklediyor: İbni Mesud şöyle nakletmiştir: Biz Resulullah (saa) ile birlikteyken Beni Haşim’den olan gençler geldi. Peygamber (saa) onları gördüğünde gözleri yaşla doldu ve mübarek rengi değişti. Ben de şöyle dedim: “Ey Resulullah (saa), biz halen yüzünüzde hoşlanmadığımız bir şey görüyoruz.” O (saa) şöyle buyurdu: “Allah, biz Ehlibeyt için bu dünyaya karşın ahireti seçti ve şüphesiz ki Ehlibeyt’im benden sonra belalarla karşılaşacak ve meskensiz olup sürgün edilecektir. Nihayet doğudan bir kavim gelir, onların yanında siyah bayraklar vardır. Böylece onlar hakkı/gerçeği talep ederler fakat onlara verilmez -bunu iki ya da üç kez tekrar etti- böylece onlar savaşır ve onlara zafer verilir. Böylelikle onlara istedikleri şey verilir fakat onu kabul etmezler, nihayet onu benim Ehlibeyt’imden bir adama verirler ki, o adam (yeryüzünü) zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi adalet ve eşitlikle dolduracaktır. Sizden bunu duyan her kimse buz üstünde sürünerek bile olsa ona gitsin, zira şüphesiz ki o Mehdi’dir.” – el Melahim vel Fiten bab 92

Abdulali Mansuri “Hivar-ı Kassas-ı Mubassat” adlı kitabında sayfa 84’te şöyle diyor: “Bu yüzden gayet açık ki, bu bayrakların sahibi Kaim Yamani’dir, çünkü rivayetler doğulu bayrakları takip etmeyi emretmiştir: (buz üstünde sürünerek bile olsa onlara gidin ve onlara biat edin!) ve onların hakkı/gerçeği talep ettiğini söylemiştir: (onlar hakkı/gerçeği talep ederler fakat onlara verilmez -bunu üç kez tekrar etti- böylece onlar savaşır ve onlara zafer verilir. Böylelikle onlara istedikleri şey verilir fakat onu kabul etmezler, nihayet onu benim Ehlibeyt’imden bir adama verirler) ve rivayet onların kendilerine çağırmadığını bilakis Al-i Muhammed’e (as) hatta yeryüzünü adalet ve eşitlikle dolduracak olan Peygamber’in (saa) ailesinden olan bir adama çağırdığını ve onların onu İmam Mehdi’ye (as) teslim edeceğini söylemiştir.”

Sevban nakletmiştir, Resulullah (saa) şöyle buyurmuştur: “Siyah Bayraklar Doğudan gelir, onların kalpleri demirden gibidir. Onları duyarsan, buz üstünde sürünerek bile olsa onların yanına git ve onlara biat et.” – Biharul Envar c.51 s.84, Gayetul Meram c.7 s.104

Ensari Şeyh Haydar Ziyadi “Vaadedilen Yamani Allah’ın Hüccetidir” adlı kitabında önceki hadisin yorumunda şöyle diyor: “Ve işte Resulullah’ın (saa) sözü ‘Onları duyarsan, onların yanına git ve onlara biat et.’ yani o (saa) onlar için biat talep ediyor ve bu (biat), onu duyan herkese vaciptir ve Masum, Allah’tan taraf atanmış olan bir masumdan başkası için biat talep etmez. Bu yüzden Resulullah (saa) Yamani’yi kendi nefsinden atayıp onun için biat talep etmedi [Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Artık ateş sebebiyle inkâr edenlerin vay haline.] [ve o hevadan konuşmaz].

Doğrusu ilklerden veya sonlardan olan hiçbir Peygamber, İmam veya Vasi hiçbir zaman masum olmayan bir kimse için biat istememiştir. Bilakis onların şiarı daima “Biat Allah’adır ve Hakimiyet Allah’ındır, atama Allah’ındır.” olmuştur. İnsanların ataması ve onların seçimi ise şeytanın talep ettiği şeylerdendir.

Ayrıca o (saa) güçlü bir şekilde bu biatı vurgulamıştır ve bu biattan taraf hiç kimseye mazeret yoktur, ister genç ister yaşlı ister erkek ister kadın olsun! Zira o (saa) buz üstünde sürünerek bile olsa biat etmeyi söylemiştir çünkü o (saa) terk edecek ve aptalca mazeretler sunacak insanların olduğunu biliyordu ve o (saa) onlar için de hiçbir mazeret bırakmamıştır!

Okuyan kardeşlerden kendilerine terk eden kimselerden olup olmadıklarını sormalarını umarım! Hiçbir mazeret yoktur, buz üstünde sürünerek bile olsa! Allah için intikam alın, kendi nefsiniz için intikam almayın ki şeytanla birlikte cehennem ateşinde olmayasınız!!”

Sevban nakletmiştir, Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “ Hazinelerinizin yanında üç kişi öldürülecektir. Onların hepsi bir Halife’nin oğludur ve sonra o (halifelik) onların hiçbirinin olmayacaktır. Sonra Doğudan siyah bayraklar ortaya çıkar ve onlar ile daha önce hiçbir kavmin savaşmadığı bir şekilde savaşırlar.” Sonra Resulullah (saa) bir genci zikretti ve şöyle buyurdu: “Eğer onu görürseniz ona biat edin, zira o Mehdi’nin Halifesidir.” – Beşaretul İslam sayfa 30

Nazım Ukeyli kendi kitabında sayfa 128’de şöyle diyor: “Emirel Müminin (as) İmam Mehdi’nin (as) Vasisine (İlk Mehdi’ye) ait olan doğulu bayraklara yardım etmeyi şiddetli bir şekilde vurgulamıştır. Bu, mükellef kimsenin onlara katılmayıp onlara yardım etmeyi terk etmesi için hiçbir seçenek bırakmamıştır!

Ebu Tufeyl şöyle nakletmiştir, İmam Ali (as) şöyle buyurdu: ‘Ey Amr, eğer bir kutuda kilitli olduğun halde bile siyah bayrakların Horasan’dan geldiğini duyarsan, onların -yani siyah bayrakların- altında öldürülene dek bu kilidi ve kutuyu kır. Eğer yapamadıysan, o halde onların altında öldürülene dek (o kutunun içinde) yuvarlan.’ İmam’ın halifesi tarafından yönetilen Doğudan gelen bayrakları, Mehdi’nin ordusunun önsafındaki kişinin Şuayb bin Salih olacağını, onların bayrağı İmam Mehdi’ye (as) teslim edip ona biat edeceklerini zikreden pek çok hadis nakledilmiştir.”

İmam Bakır (as) şöyle buyurmuştur: “Doğudan huruç eden bir kavmi görür gibiyim. Onlar hakkı isteyecekler fakat onlara verilmeyecek, sonra onlar yine hakkı isteyecekler fakat onlara verilmeyecek. Böylece onların kılıçlarını sırtlarına koyduklarını gördüklerinde, onlara istedikleri şey verilecek fakat onlar kıyama kadar onu kabul etmeyecekler. Onlar onu yalnızca Sahibinize verecektir, onların öldürülenleri şehittir. Muhakkak ki bunun ashabını görseydim, kendimi bu emrin sahibi için korurdum.”– Gaybet-i Numani s.281

Bunlar sadece örnektir ve tamamı değildir!

Salam, Des bannières pour tous les peuples. […]

Q- Le Mahdi dans le Coran.

Salam, Le Qoraychi. Q-27. Nous avons vu que[…]

M- Deux Messies.

Salam, Qoraych. M-14. Mahdi est Korèsh (Qora[…]